Aile Konut Şerhi Ne Zaman Kalkar

ibrahimayk


Erkek Üye
Toplam Mesaj : 21
Tarih : 31.05.2008
Saat : 10:49:19
 



Aile konut şerhi kural olarak eşlerin boşanma kararının kesinleşmesiyle ortadan kalkar.
Yasal evlilik birliği oluşturulup eşlerce konuta, aile konutu hüviyetinin kazandırılmasıyla beraber başlayan söz konusu koruma, doğal bir olay olan eşin ölümü ya da evliliğin hakim tarafından kaldırılması anına kadar devam eder. Ancak bu arada, eşlerin anlaşarak aile konutundan kesin olarak taşınmaları durumunda, aile konutu özelliğini ortadan kalkacağı için, konuta ilişkin koruma da ortadan kalkar.
Aile konutunun korunmasına ilişkin MK.’un 194. maddesi düzenlemesi, evliliğin genel hükümlerine ait bir düzenleme olduğundan, eşlerden birinin ölümü halinde, evlilik birliği de ortadan kalkacağından, aile konutu, söz konusu bu madde gereğince korunamaz.

T.C.
YARGITAY
İkinci Hukuk Dairesi
E: 2005/7297
K: 2005/9634
T: 21.6.2005
· AİLE KONUTU ŞERHİNİN KALDIRILMASI
ÖZET: Evlilik birliği devam ettiğine göre, aile konutu olarak özgülenen
taşınmazın tapu kaydına konulmuş olan ve 3. kişilere karşı bildirici
etkiye sahip olan şerhin terkini isteği, yol açacağı sonuçlar bakımından
yargılama yapılmasını gerektirdiğinden, işin esas defterine kaydı ile
davalıya dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilip, deliller toplanıp
karar verilmelidir.
( 4721 s. MK. m. 194/3 )
( 1086 s. HUMK. m. 73 )
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı, mülkiyeti kendisine ait olan 3549 parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde bulunan (18) nolu dairenin tapu kütüğüne; Türk Medeni Kanununun 194/3. maddesi gereğince konulmuş bulunan "aile konutu" şerhinin konutun bu niteliğini kaybettiğini ileri sürerek terkinine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; talep, "değişik işler" defterine kaydedilerek, davalıya tebligat yapılmaksızın ve duruşma açılmaksızın; isteğin kabulüne davacıya ait taşınmaz üzerindeki aile konutu şerhinin kaldırılmasına karar verilmiş; kararı davalı temyiz etmiştir.
Davacı kocanın açtığı boşanma davası reddedilmiş karar 15.9.2004 tarihinde kesinleşmiştir. Evlilik devam etmektedir. Evlilik birliği devam ettiğine göre, aile konutu olarak özgülenen taşınmazın tapu kaydına, Türk Medeni Kanununun 194/3. maddesi gereğince konulmuş bulunan ve üçüncü kişilere karşı bildirici etkiye sahip olan, şerhin terkini isteği, yol açacağı sonuçlar bakımından yargılama yapılmasını gerektirdiğinden; işin, esas defterine kaydı yerine, değişik işlere (Yönetmelik md. 7/3) kaydı usul ve yasaya aykırı olduğu gibi, davalıya dava dilekçesi ve duruşma günü usulüne uygun olarak tebliğ edilmeden, (HUMK. md. 73) gösterdiği takdirde delilleri toplanmadan evrak üzerinde karar verilmesi de yasaya aykırı olup (HUMK. md. 73) bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Kararın yukarıda gösterilen sebeple (BOZULMASINA), bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 21.6.2005 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

T.C.
YARGITAY
2. HUKUK DAİRESİ
E. 2004/9589
K. 2004/10505
T. 23.9.2004
• AİLE KONUTU ŞERHİ ( Kaldırılması İstemi - Taraflar Arasında İhtilaf Bulunduğu/Tapu Sicil Memurunun İdari İşlemle Mülkiyet Hakkını Sınırlayan Şerhi Kendiliğinden Kaldıramayacağı )
• TAPUDA AİLE KONUTU ŞERHİNİN KALDIRILMASI İSTEMİ ( Tapu Sicil Memurunun İdari İşlemle Mülkiyet Hakkını Sınırlayan Şerhi Kendiliğinden Kaldıramayacağı - Taraflar Arasında İhtilaf Bulunduğu )
• HAKİMİN MÜDAHALESİNİ GEREKTİREN HAL ( Aile Konutu Şerhinin Kaldırılması İstemi - Taraflar Arasında İhtilaf Bulunduğu/Tapu Sicil Memurunun İdari İşlemle Mülkiyet Hakkını Sınırlayan Şerhi Kendiliğinden Kaldıramayacağı )
4721/m. 195
2644/m. 26
ÖZET : Davacı taşınmaz üzerine konulan "aile konutu" şerhinin kaldırılmasını istemiştir.

Hiç kimse kanundan almadığı bir kamu yetkisini kullanamaz. Söz konusu taşınmaz malın aile konutu olup olmadığı yönünde taraflar arasında ihtilaf bulunduğuna göre tapu sicil memuru idari işlemle mülkiyet hakkını sınırlayan şerhi kendiliğinden kaldıramaz.

DAVA : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Davacı 8. numaralı taşınmaz üzerine konulan "aile konutu" şerhinin kaldırılmasını istemiştir.

İzmir 2. Aile Mahkemesinin 6.11.2003 günlü kararı ile dava konusu taşınmaz üzerine aile konutu şerhi verilmiştir.

Hiç kimse kanundan almadığı bir kamu yetkisini kullanamaz. Söz konusu taşınmaz malın aile konutu olup olmadığı yönünde taraflar arasında ihtilaf bulunduğuna göre tapu sicil memuru idari işlemle mülkiyet hakkını sınırlayan şerhi kendiliğinden kaldıramaz. ( 2644 sayılı Tapu Kanunu md. 26 )

4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 195. maddesi uyarınca hakimin müdahalesini gerektiren bir hal ortaya çıkmıştır. Davacının isteği bu çerçevede değerlendirilip tarafların delilleri toplanarak sonucu uyarınca karar vermek gerekirken davanın gösterilen gerekçe ile reddi doğru bulunmamıştır.

SONUÇ : Hükmün açıklanan sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine,işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23.09.2004 gününde oybirliğiyle karar verildi.

T.C. YARGITAY
2.Hukuk Dairesi
Esas: 2006/9531
Karar: 2006/17441
Karar Tarihi: 12.12.2006
ÖZET: Dava; davacıya ait (6) bağımsız bölüm nolu taşınmazın tapu kaydına, davalının talebiyle konulan aile konutu şerhinin kaldırılmasına ilişkin olup, şerhin devamını gerektiren evlilik birliğinin boşanma kararının kesinleşmesiyle sona ermiş bulunmasına, ileri sürülen dayanağın mal ayrılığı ve paylaşmalı mal ayrılığı rejiminin varlığı halinde söz konusu olacağına göre yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddi gerekir.

(4721 S. K. m. 194, 254)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle dava; davacıya ait (6) bağımsız bölüm nolu taşınmazın tapu kaydına, davalının talebiyle Türk Medeni Kanununun 194. maddesi gereğince konulan aile konutu şerhinin kaldırılmasına ilişkin olup, şerhin devamını gerektiren evlilik birliğinin boşanma kararının kesinleşmesiyle sona ermiş bulunmasına, Türk Medeni Kanununun 254. maddesinde yer alan hükmün mal ayrılığı ve paylaşmalı mal ayrılığı rejiminin varlığı halinde söz konusu olacağına göre yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine peşin alman harem mahsubuna işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğu ile karar verildi. 12.12.2006
KARŞI OY YAZISI
Davacı tarafından <boşanma> sebebiyle kendi adına kayıtlı bulunan aile konutunun tapu kaydı üzerinde var olan <aile konutu şerhinin kaldırılması> istenildiği ve bu sebeple <aile konutu şerhinin kaldırılmasına> karar verildiği ve eşler arasında kural mal rejiminin (yasal mal rejimi edinilmiş mallara katılma rejimi) (TMK. m. 202 f.I, 218-241) geçerli olduğu konusunda değerli çoğunluk ile aramızda <görüş birliği> vardır.
Çekişme nedir?
Taraflar 10.7.1986 günü evlenmişlerdir. Davacı koca adına kayıtlı bulunan aile konutunun tapu kaydı üzerine davalı kadının istemi ile 30.5.2003 tarihinde aile konutu şerhi konulmuştur. Taraflar 23.3.2005 tarihinde kesinleşen karar ile boşanmışlardır. Davacı koca tarafından 27.9.2005 tarihinde aile konutu şerhinin kaldırılması için <boşandığı eşi> aleyhine temyiz konusu dava açılmıştır.
Başka bir anlatımla davacı ve davalı <dava tarihinde> evli bile değillerdir.
Bilindiği üzere Dairem uygulamasında eşler arasında boşanma davası varsa <Boşanma davasının <kesinleşme tarihi ile sınırlı> olarak aile konutunun şerhi gerekirken (M.K. md. 194) yazılı şekilde boşanmadan sonra da devam edecek şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aylandır. (Y 2 HD, 03.06.2003, 5022-8187, Ömer Uğur GENÇCAN, 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu, Bilimsel Açıklama-İçtihatlar-İlgili Mevzuat, : I. Cilt, Ankara 2004 Kısaltma: GENÇCAN-TMK, s. 1098) Eş deyişle bu kararımızdan da anlaşılacağı üzere aile konutu şerhi hukuki varlığını ancak <boşanma kararının kesinleşme tarihine kadar> sürdürebilmektedir.
Taraflar arasındaki evlilik birliği boşanma karan ile <sona erdiğinden> dava konusu taşınmaz aile konutu özelliğini kaybetmiştir. Başka bir anlatımla aile konutuna ilişkin şerh <yolsuz> hale gelmiştir.
<Malik olan> eş mahkeme kararına <gerek kalmadan> bu yolsuz şerhi ilgili Tapu Sicil Müdürlüğüne sadece <boşanma kararını> ibraz ederek terkin ettirebilir.
Aynı yöntem benzer hallerde de uygulanmalıdır.
Malik olan eş tarafından ilgili Tapu Sicil Müdürlüğüne;
Malik olmayan eşin ölümü ile evlilik birliği sonlanmışsa buna ilişkin <ölüm belgesi> ya da <nüfus kaydı>,
İptal ile evlilik birliği sonlanmışsa buna ilişkin <mahkeme karan>,
Gaiplik sebebiyle fesih ile evlilik birliği sonlanmışsa buna ilişkin <mahkeme karan> ibrazı halinde dava konusu taşınmaz malın üzerinde mevcut <aile konutu> şerhinin terkini gerekir. (Aynı görüş: M. Alper GÜMÜŞ, Türk Medeni Kanununun Getirdiği Yeni Şerhler, Ankara 2003, s.67, Murat DOĞAN, Tapu Sicilinde Tasarruf Yetkisi Kısıtlamasının Şerhi, Ankara 2004, s. 224)
Bilindiği üzere tarafların boşanmalarına ilişkin kararın <kesinleştiği tarihte> davacı malik koca açısından var olan <M ehliyeti sınırlaması> (Bakınız: HGK, 4.10.2006, E: 2006/2-591, K: 2006/624, YKD, Cilt: 32, Sayı: 12, Aralık 2006, S. 1899 da yer alan karşı oy yazım) <kendiliğinden> ortadan kalkmaktadır. Tıpkı malik olmayan ve aile konutu şerhi verdiren eşin <öldüğü> tarihte hem aile konutu niteliğinin kendiliğinden kaybı ile şerhin <ölüm tarihi> itibarıyla kendiliğinden yolsuz hale gelmesi gibi.
Boşanma kararı ölüm, gaiplik ve hükümsüzlük gibi evliliği sonlandıran sebeplerden olmakla evlilik birliğinin sona ermesi sebebiyle aile konutu şerhinin <kaldırılması> istenebilir. (Ömer Uğur GENÇGAN, Boşanma Hukuku, Yetkin Yayınevi, Ankara 2006, Kısaltma: GENÇCAN Boşanma - 2, S. 571)
Ancak aile konutu şerhinin kaldırılması istemi <mahkemeye> değil de ilgili <Tapu Sicil Müdürlüğüne> malik olan eş tarafından yapılabilir yapılmalıdır. Tapu Sicil Müdürlüğü malik olan eşin talebi halinde terkin işlemi yapmak <zorunda> iken aile konutu maliki olan eşe terkini sağlamak için gereksiz yere bir de <dava açma> külfeti yüklenemez.
Kaldı ki tarafların boşanmalarına ilişkin kararın kesinleştiği tarihte davacı malik koca açısından var olan <fiil ehliyeti sınırlaması> kendiliğinden ortadan kalktığı ve malik olmayan eş açısından aile konutu korumasından yararlanma olanağı kalmadığı için <malik olmayan eşe> husumet bile düşmez. Tıpkı ölen malik olmayan eşin mirasçılarına husumet düşmeyeceği gibi.
Husumet sadece <evlilik birliğinin sürdüğü> hallerde düşer. Çünkü evlilik birliği sürdüğü için aile konutu şerhinin malik olan eşin tek yanlı beyanı ile kaldırılması malik olmayan eşin hukuki yararlarını zedelediği gibi aile konutu şerhinin kaldırılması davasında da evlilik birliği sürmekte ise aile konutu şerhinin kaldırılması aynı şekilde malik olmayan eşin hukuki yararların zedelediği için elbette ona husumet yöneltilmeli, gösterdiği takdirde delilleri toplanmalı ve sonucu uyarınca karar verilmelidir.
4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m. 1019 f. I hükmüne göre tapu memuru, ilgililerin bilgisi dışında yaptığı işlemleri onlara tebliğ etmekle yükümlüdür. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 1019 f. I hükmüne göre ilgililerin bu işlemlere karşı İtiraz süresi, kendilerine yapılan tebliğ tarihinden işlemeye başlar.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m, 1019 hükmü <evlilik birliğinin devamı sırasında> gerçekleşen aile konutu şerhi terkini işlemine ilişkindir. Evlilik birliği <son bulmuşsa> malik olmayan eş ya da mirasçılarına tebliğ zorunluluğu olmadığı gibi evlilik birliği sun bulmuş eş ya da mirasçılarının itiraz hakkından da söz edilemez.
Örnek verelim: Eşler arasındaki evlilik birliği malik olmayan eşin ölümü ile son bulmuşsa dava konusu taşınmaz aile konutu özelliğini <ölüm tarihinde> kaybetmiştir. Başka bir anlatımla aile konutuna ilişkin şerh ölüm tarihinde <yolsuz> hale gelmiştir. Sağ kalan malik eş, malik olmayan eşin ölüm kaydını Tapu Sicil Müdürlüğüne ibraz ettiği an aile konutu şerhi terkin edilir. Bu terkin işleminin malik olmayan eşin mirasçılarına tebliğ zorunluluğundan söz edilemez. Zira <resmi bir kayıtla> belgelenmiş olduğu için ölüm sebebiyle gerçekleştirilen terkin işlemine mirasçıların itiraz hakkı bulunmamaktadır.
Bu yüzdendir ki malik olan eş evlilik birliği <son bulduğu andan itibaren> kendisi için var olan <fiil ehliyeti sınırlaması> kendiliğinden ortadan kalktığı için malik olmayan eşin ya da mirasçılarının açık rızası <bulunmadan>;
-Şerhe konu konut ile ilgili kira sözleşmesini feshedebilir,
-Şerhe konu konutu devredebilir,
-Şerhe konu konut üzerindeki haklan sınırlayabilir,
-Rıza gerekmediğinden hakimin müdahalesinin istenmesine gerek de yoktur,
-İşlem tarafı üçüncü kişinin kazanımı korunur.
Tapu Sicil Müdürlüğü terkin konusunda <çekişme> yaratırsa ne olacaktır? Malik olan eş tarafından çekişme çıkaran Tapu Sicil Müdürlüğüne husumet yöneltilerek <Aile konutu şerhinin boşanma kararının kesinleştiği tarihte yolsuz hale geldiğinin tespiti> istenilmelidir.
Bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Açıklanan sebeplerle değerli çoğunluğun <farklı görüşüne> katılmıyorum.


Arkadaşlar gereksiz polemikler içine girmeyelim. Kişileri karalamayalım. Burada asıl amaç paylaşım. Yanlış kim tarafından yapılırsa yapılsın yanlıştır. Objektif ve tarafsız olmalıyız. Subjektif ifadeler sadece bize ve siteye zarar verir.

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

kayrahukuk


Erkek Üye
Toplam Mesaj : 4
Tarih : 04.06.2008
Saat : 13:26:08
 

İbrahim Bey'in aydınlatıcı ve özenerek hazırladığı bu bilgiler için teşekkür eder, farklı konularda yine bizi bilgilendirmesini bekliyoruz.



avmacar


Erkek Üye
Toplam Mesaj : 19
Tarih : 19.06.2008
Saat : 10:27:29
 

Paylaşım için teşekkürler


Av. Mustafa Acar

fatya


Kıdem Yok
Kadın Üye
Toplam Mesaj : 2
Tarih : 14.05.2012
Saat : 21:45:23
 

merhaba.Benim de aile konutu şerhi ile ilgili başvurduğum bir sürec var.onun üzerine eşim de boşanma davası açmış bulundu.
Bundan sonra ne olur.Eğer boşanma gerçekleşirse,aile konutu şerhi de düşerse mal paylaşımı olurmu.



fatya


Kıdem Yok
Kadın Üye
Toplam Mesaj : 2
Tarih : 14.05.2012
Saat : 21:54:56
 

Ben 1997 den beri türk vatandaşı ile evliyim ve bu evlilikten 14 yaşında bir kızım var.Aslen ...yım.Bu benim 2.evliliğimdir.İlk evliliğimden de 24 yaşında bir kızım var.
Eşimin de 2.evliliğidir.Onun da ilk evliliginden 3 oğlu var.
Biz evlenirken eşimin çocuklarından en küçüğü 11,en büyüğü de 15 yaşındaydı.ortancıl oğlan da 13 yaşındaydı.Eşime ait olan iş yerinde gündüzleri çalışıp,akşamları ev işleri: üç çocuğun arkalarını toparlamakla ,yemeğini,temizliğini yapmakla geçiyordu.
Bu arada benim ilk evliliğimden olan kızım da ......da annemin yanında kalıyordu.Bütün istemelerime rağmen eşim kızımı yanımıza almağa yanaşmadı.2.evliliğimi yaptığımda kızım 7 yaşındaydı.Ben bu şekilde eşimin iş yerinde 1997 -den 2006-e kadar çalıştım.Yalnız bu arada ne maaş ne de sığorta eşime yaptıramadım.Bir müddet sonra müşterek kızımız okul çağına geldiğinden, onunla ilgilenmek gerektiği için ben işi bırakarak çocuğumun eğitimi ile meşğul oldum.Bu arada büyük kızım da bizim yanımıza gelmek için Ankara ODTÜ-de yabancılara özel sınava girerek İstanbul Üniversitesi Hukuk fakultesini kazandı.
Ben eşimin çocuklarının da okumasını çok istedim. Halk Eğitim Merkezine giderek açık öğretme kayıt yaptırdım.Kitaplarını alıp eve getirdim,ne var ki çocuk daha kitapları açıp bakmamıştır.
Uğraşlarım bir fayda vermedi.Büyük kızım üniversite okurken bu sürecde eşimin küçük oğlu kızımdan hoşlanmış.
Bütün bunlara bir itirazım yok,ama kız böyle bir şey olamaz dedikce eşimin bana karşı tavırları değişmeğe başladı.
Kızımın kesin kararını verdiğini ,böyle bir şey olmayacağını söylediğim zaman eşim bizi terk etti .Aynı binada 2. katta yaşamağa başladı.Yemeğimi yemedi,suyumuzu içmedi .Temizliğini yapmak istedik,Girişi aynı olan dublex evde bizi dairesinden kovdu.Kapılarını kilitledi,Bu da yetmedi maddi açıdan da yıldırma, zorunlu evet dedirtme politikaları başlattı.Benim gençliğimde çalıştığım zamanlarımdan beri sadece 3 sene sıgortalı gösterseymiş,7 senede yurtdışında çalıştıklarımı hizmet birleştirilmesinden ve yaşdan dolayı emekli olabilirmişim.
Kendisi ne benimle ne de biri kendi kızı olan çocuklarımla konuşmuyor.Bana git boşanmağa ver diyordu. Ben de aile konutu şerhi için dilekçe verdim.Çünki bizimle hiç bir şekilde muhatap olmuyor.Küçük oğlu da bizimle aynı katta yaşıyor.Oda bizimle konuşmuyor ama baba siz oğluma muhtaçsınız diye politika uyguluyor.Oğlan her hafta dalğa geçer gibi 100 lira bize para veriyor .Bu parayla ben biri 14 ,diğeri 24 yaşında olan iki kız çocuğu okutuyorum.Bazen de bizimle oynar gibi bahçedeki telefon kablolarını koparıyor,o paradan da 50 lira vererek elektrikçi çağırıyorum,kabloyu çeksin diye.Kesinlikle eşim bizi düşünmüyor ve ben artık kimseye güvenmiyorum.(güven hiç yoktu).Aile konutu şerhinden sonra baba -oğul tehditler savurarak:ogul haftalığı keseceğini,baba boşanma davası açacağını söyledi.Gidecek yerim yok zaten,akrabalarım da yurtdışında.Elinde ne vardı yoktu hepsini oğlanlarına devr etti.En son ben de bu eve aile konutu şerhi konulmasını istedim.Zaten edindiğimiz mallar ortaklaşa çalışıp edindğimiz mallardır.
Boşanırsam bana bir şeyler kalır mı? Mal paylaşımı nasıl olur?
Biraz uzun oldu .cevaplarsanız sevinirim



  [1]  




CEVAP YAZABİLMEK İÇİN
ÜYE OLUN

2007-20010 © Huder.org
Teşekkürler Yasir Production