Alternatif Menü
       Ana Sayfa
       Huder Forum
       Dergimiz
       Dokümanlar
       Site Üyeleri
       İnternet Bağlantıları
       Yargı Kararları
       Planlanan Faaliyetler
       Gerçekleşen Faaliyetler
       Sürekli Faaliyetler
       Ziyaretler
       Basın Açıklamaları
       Şube Yöneticilerimiz
       Tüzüğümüz
       İletişim ve Ulaşım
       Fotoğraf Galerisi
       Site İçi Arama
       Basında HUDER

En Hit 10 Döküman
 
1 Hukuk Devleti Olmaklığın Dayan 18079
2 Yemen Gezi Notları 16259
3 Bosna Hersek Gezi Notları 16214
4 Devre tatil sözleşmelerinde di 15072
5 Kamu İhale Yasası Üzerine Değe 14195
6 Cumhurbaşkanlığı Seçimi, Cumhu 12682
7 Başörtüsünün Hukuki Mahiyeti 11466
8 Mısır-Ürdün-Suriye Gezi Notlar 9665
9 Memurların Yargılanması 8990
10 AİHM'e başvuru ve sonrası 7320
 

Son Eklenen 10 Döküman
 
1 Hukuk, Hukukçu ve Hukukta Refo 5794
2 Türk Demokrasisinin 56 Yılı ve 6700
3 Öyleyse Neden 6635
4 Sunuş 5641
5 Afet Kararnameleri 6046
6 Hukukçular İçin Muhtemel Mesle 5966
7 Havana Kuralları 5567
8 Borsa ve Bölgesel Borsalar 6170
9 Memurların Yargılanması 8990
10 Kamu İhale Yasası Üzerine Değe 14195
 

En Çok Okunan 10 Karar
 
1 Devre tatil sözleşmesinin ipta 17369
2 Devre tatil sözleşmesinin ipta 13187
3 İdari para cezaları kesinleşme 11658
4 İcra takiplerinde asgari vekal 10747
5 Vergi davalarında nisbi ve üst 8513
6 Geçmiş Kart Aidatına İade Kara 8399
7 Eğitime Hazırlık Ödeneği (Kırt 8224
8 Telekom Sabit Ücret İptal Kara 8114
9 Tel. Hattı almadan ADSL kullan 7868
10 Devre tatil sözleşmesinin ipta 7743
 

Son Eklenen 10 Karar
 
1 Telekomun uyguladığı sabit ücr 4786
2 Tel. Hattı almadan ADSL kullan 5992
3 Davayı kazanan İlam aslının al 6305
4 E-Posta Ile Sovme Sucu 5653
5 İdari para cezaları kesinleşme 11658
6 Adil yargılanma hakkı 6678
7 Tel. Hattı almadan ADSL kulla 6264
8 Evlilik nedeniyle iş akdinin f 6936
9 Başörtüsüne ilişkin iptal kara 5328
10 Geçmiş Kart Aidatına İade Kara 7000
 
 
Isparta Tüketici Sor.Hak.Hey. 2008/87245
  

Telekom Sabit Ücrete İptal Kararı
 

 

 

T.C.
ISPARTA
Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Başkanlığı

Dosya No: 2008-87245
Karar Tarihi ve no: 13.05.2008-
Raportör: Yusuf CUCİ
Tüketici: Ahmet ÖZKARTAL
Davraz Mahallesi, 3902 Sokak No.27 0246 2233522 ISPARTA
Sağlayıcı: Türk Telekomünikasyon A.Ş. Isparta İl Müdürlüğü-Halıkent Mahallesi ISPARTA
Şikâyet Tarihi: 31.01.2008
Mal/Hizmet bedeli: 5,41 YTL

Şikayet Konusu : Tüketici Ahmet ÖZKARTAL 0246 2233522 numaralı ev telefonu abonesi olduğunu, Türk Telekom tarafından 31.12.2006 tarihli telefon faturasında Hesaplı Hat üzerinden 5,41 YTL aylık sabit ücret alındığını, alınan bu ücretin yasal olmadığını, tarafına iadesi talebinde bulunmaktadır.

SAVUNMANIN ÖZETİ : Şikâyet konusu ile ilgili 03.03.2008 tarih-534 sayı ve 07.04.2008 tarih-836 sayılı yazılarımızla firmanın savunması istenmiş; gelen cevabı yazı ve eklerinde sabit ücretin yasal olduğunu ve alınan ücretin "… bakır hatlarının belli periyotlarla ve düzenli olarak bakımdan geçirilmesi, bu çerçevede aboneye erişim sağlanması için gerekli olan menhol dağıtım kutusu donanımı, saha dolabı donanımı, hat çoklayıcılar için cihazların sürekli olarak bakımı…". karşılığı alındığı ileri sürülerek talebin reddi istenmiştir. Yapılan savunma ve sunulan yasal metinler yeterli görülmemiş, yapıldığı ileri sürülen iş ve hizmetlerin gerçekte yapılıp yapılmadığı yapılıyor ise bunun beher aboneye düşen aylık maliyetin hesaplanmasına ihtiyaç duyulmuş, sağlayıcıdan harcamalara ilişkin bilgi ve belge istenmiştir. Sağlayıcı önce iki kez ek süre talebinde bulunmuş, en son gönderdiği yazıda da "Ticari Sır" ve "Haberleşme Gizliliği" nedenleri ile istenen bilgi ve belgelerin verilmeyeceğini belirtmiştir.



İnceleme ve gerekçe :



Usul yönünle inceleme:

Sağlayıcı, konunun İdari Yargı denetiminde olduğunu, bu nedenle de Tüketici Sorunları Hakem Heyetlerince incelemeyeceğini, dolayısıyla da, başvurunun usul yönünden reddedilmesi gerektiğini iddia etmektedir.

"Sabit ücret" uygulamasının "idari yargı" boyutu ve "adli yargı" boyutu olmak üzere iki farklı boyutu vardır:



İdari Yargı Boyutu;

Ses iletim hizmetlerinde faaliyet göstermek isteyen müteşebbisler öncelikle idare (Türk Telekomünikasyon Kurumu) ile İmtiyaz Sözleşmesi imzalamak zorundadırlar. İdare ile İmtiyaz Sözleşmesi imzalayan müteşebbisler verecekleri hizmetle ilgili ücretleri kendileri belirlemekte, ancak uygulamaya koymadan önce idarenin (Türk Telekomünikasyon Kurumu) onayına sunmaktadırlar. Yapılan bu işlemler idari niteliktedir, dolayısıyla, hem imtiyaz sözleşmesinin, hem de tarifenin onayına dair itirazların idare mahkemelerine yapılması gerekmektedir. Tüketici Sorunları Hakem Heyetleri, elbette idari işlemlerle ilgili itiraz ve şikâyetleri görüşemezler.

Zaten, Tüketici başvurusunun idari işlemle herhangi bir ilgisi bulunmamaktadır.



Adli Yargı Boyutu;

Ses iletim hizmetleri kapsamında düzenlenen Abonelik sözleşmeleri ile ilgili uyuşmazlıklar adli niteliktedir, buna dair şikâyetlerin adli makamlar nezdinde görüşülmesi gerekir.

Bu konuda Anayasa Mahkemesinin verdiği 10.02.2004 tarih E.2000/74 K.2004/9 sayılı kararındaki gerekçeler açıklayıcı ve yol göstericidir. Belirtilen kararda konunun, imtiyaz sözleşmeleri bakımından idari yargının, abonelik sözleşmeleri bakımından da adli yargının denetiminde olduğunun altı çizilmiştir. Konu bu yönüyle açıklığa kavuştuğuna göre, şikâyetin Tüketici Sorunları Hakem Heyetleri tarafından incelenip incelenemeyeceği hususu önem kazanmaktadır.

Bilindiği gibi, 4822 sayılı Kanun ile Değişik 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2.maddesinde; "kanunun, 1.maddede belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini…" kapsadığı, 3/e maddesinde, Tüketicinin; "Bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişi", 3/g maddesinde Sağlayıcının; "kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye hizmet sunan gerçek veya tüzel kişiler", 3/h maddesinde de 'tüketici işlemi'nin; "mal veya hizmet piyasalarında tüketici ile satıcı-sağlayıcı arasında yapılan her türlü hukuki işlem…" ; 22. maddesinin beşinci fıkrasında "değeri beş yüz milyon liranın (2008 yılı için 827,05 YTL) altında bulunan uyuşmazlıklarda Tüketici Sorunları Hakem Heyetlerine başvurunun zorunlu…" olduğu, hükme bağlanmıştır.

Müştekinin şikâyet konusu telefonu evinde kullanması dolayısıyla yasadaki tüketici tanımına, tüketiciye ücreti mukabili ses iletişim hizmeti sunan kişinin yasadaki 'Sağlayıcı' tanımına uyması; konunun Tüketici Sorunları Hakem Heyetlerinin görev ve yetki alanı içinde olduğu, hatta uyuşmazlık bedelinin 827,05 YTL'nin altında olması dolayısıyla da, Heyetimize başvurunun zorunlu olduğu, sonucuna ulaşılmaktadır.

Bu nedenlerle, başvurunun usül yönünden kabulü gerekmiştir.



ESAS YÖNÜYLE İnceleme ve gerekçe

Başvurunun, abonelik sözleşmeleri kapsamındaki bir uyuşmazlıkla ilgili olması ve taraflardan birisinin tüketici olması dolayısıyla, konunun 4822 sayılı Kanun ile Değişik 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ışığında değerlendirilmesi gerekir.

Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 6. maddesi ile 'sözleşmelerdeki haksız şartlar' 11/A maddesi ile de abonelik sözleşmeleri ile ilgili düzenleme yapılmıştır:

Madde 6-'Satıcı veya sağlayıcının tüketiciyle müzakere etmeden, tek taraflı olarak sözleşmeye koyduğu, tarafların sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerinde iyi niyet kuralına aykırı düşecek biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olan sözleşme koşulları haksız şarttır.

Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu her türlü sözleşmede yer alan haksız şartlar tüketici için bağlayıcı değildir.

Eğer bir sözleşme şartı önceden hazırlanmışsa ve özellikle standart sözleşmede yer alması nedeniyle tüketici içeriğine etki edememişse, o sözleşme şartının tüketiciyle müzakere edilmediği kabul edilir.

Sözleşmenin bütün olarak değerlendirilmesinden, standart sözleşme olduğu sonucuna varılırsa, bu sözleşmedeki bir şartın belirli unsurlarının veya münferit bir hükmünün müzakere edilmiş olması, sözleşmenin kalan kısmına bu maddenin uygulanmasını engellemez.

Bir satıcı veya sağlayıcı, bir standart şartın münferiden tartışıldığını ileri sürüyorsa, bunu ispat yükü ona aittir.

6/A, 6/B, 6/C, 7, 9, 9/A, 10, 10/A ve 11/A maddelerinde yazılı olarak düzenlenmesi öngörülen tüketici sözleşmeleri en az oniki punto ve koyu siyah harflerle düzenlenir …'

Madde 11/A- 'Her türlü abonelik sözleşmelerine taraf olan tüketiciler, isteklerini satıcıya yazılı olarak bildirmek kaydıyla aboneliklerine tek taraflı son verebilirler.'

Bu hükümlere göre, sözleşmelerin yazılı olarak yapılması gerektiği, sözleşmede bulunan ve mutabakata varılmış şartların tarafları bağladığı ortaya konmuş, sözleşmenin standart olarak düzenlendiği durumlarda da sözleşmede bulunan her şartın tüketiciyi bağlamayacağı da hüküm altına alınmıştır. Ayrıca, standart olarak düzenlenmiş sözleşmelerde bulunan bir şartın; tüketici ile müzakere edilerek sözleşmeye konduğu hususunda bir uyuşmazlık var ise bu şartın tüketici ile müzakere edildiğini ispat yükümlülüğü sağlayıcıya verilmiştir.

Sözleşme bulunsa bile tüketici ile müzakere edilmeden sözleşmeye konan hükümlerin haksız şart olabileceğini hükme bağlanmışken, herhangi bir sözleşmenin düzenlenmemiş olması ya da düzenlenmiş bir sözleşme var ise, sözleşmede konu ile ilgili bir hüküm bulunmaması halinde tüketicinin bu konu ile ilgili yükümlü kılınamayacağı açıktır.

'Sabit ücret'in alınmasına gerekçe olarak özel kanun gösterildiğinden; konunun bir de bu yasal gerekçe ışığında değerlendirilmesi, yani Telgraf ve Telefon Kanununa uygunluk yönü ile de incelenmesinde yarar görülmüştür.

Ses hizmetleri ile ilgili düzenleme 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanununda bulunmaktadır. Kanunun Ek 18. maddesine 4502 sayılı kanunun 12.maddesiyle şu fıkra eklenmiştir:

'Bir iş ve hizmetin karşılığı olarak alınan ücret; abonman ücreti, sabit ücret, konuşma ücreti, hat kirası ve benzeri kira, ücretler ve bunlar gibi değişik ücret kalemlerinden birisi veya birkaçı olarak tespit edilebilir.'

Yasa maddesinde '…ücret kalemlerinden birisi veya birkaçı tespit edilebilir.' denilmek suretiyle, bugünkü uygulanan şekil, yani konuşma ücreti ve sabit ücretin aynı anda alınabilmesi mümkün hale getirilmiştir. Dolayısıyla, alınan ücretin miktarı bir tarafa bırakılacak olursa; hem konuşma ücreti, hem de 'sabit ücret'in birlikte alınmasının yasaya aykırı bir yönü bulunmamaktadır. Ancak bu hüküm, ses iletim hizmeti sunan sağlayıcılara 'sabit ücret' adı altında dilediği miktarı talep etme yetkisini vermemiştir. Aksine Bir iş ve hizmetin karşılığı olarak…' denilmek suretiyle, alınacak ücretin miktarı ölçülebilir bir kritere oturtulmuş, böylelikle bir yandan konuşma ücreti ile 'sabit ücret'in birlikte alınması mümkün kılınırken, diğer yandan alınacak ücretlerin koşulsuz olarak alınmasının önüne geçilmiştir.

Tüketici talebinin bu hükümler ışığında değerlendirilebilmesi için; alınan 'sabit ücret'e karşılık bir iş ve hizmetin yapılıp yapılmadığı, yapıldı ise bunun tüketiciye maliyetinin ne olduğu hususunun ortaya çıkarılması gerekmektedir.

Sağlayıcı gönderdiği savunma yazısında, tahsil edilen 'sabit ücret'in '…her an telefon görüşmesi yapabilme imkânının aboneye sağlanması ve işletme maliyetleri gözetilerek…' alındığını iddia etmekte, yapılan iş ve hizmetleri de '… bakır hatlarının belli periyotlarla ve düzenli olarak bakımdan geçirilmesi, bu çerçevede aboneye erişim sağlanması için gerekli olan menhol dağıtım kutusu donanımı, saha dolabı donanımı, hat çoklayıcılar için cihazların sürekli olarak bakımı…' olarak detaylandırmaktadır. Herkesten 'sabit ücret' alınmasına gerekçe olarak da, aboneler arasında eşitliğin sağlanması, bir başka ifadeyle, telefonla çok konuşan aboneler ile az konuşan aboneler arasında adaletin tesis edilmesi, şeklinde izah etmektedir. Dolayısıyla öncelikle, yapıldığı iddia edilen bu iş ve hizmetlerin gerçekte yapılıp yapılmadığı, yapılıyor ise bu işlerin toplam maliyetinin ve buradan da bu maliyetten birim aboneye düşen miktarın belirlenmesi gerekir.

Maliyet hesabı, uzman bilirkişilerce yapılması gereken teknik bir konu olduğundan; Süleyman Demirel Üniversitesinden maliyet muhasebesi konusunda uzman iki bilim adamı ve Elektrik Mühendisleri odasından konunun uzmanı bir mühendis Bilirkişi olarak görevlendirilmiş, diğer taraftan Sağlayıcıdan da bilirkişilerin incelemesine sunulmak üzere yapıldığı iddia edilen iş ve hizmetlere ait harcama belgeleri istenmiştir.

Sağlayıcı, konunun hukukçular tarafından incelendiği gerekçesiyle heyetimizden ilk önce onbeş, sonra da on gün olmak üzere iki kez süre istemiş, en son gönderdiği yazıda ise 'Haberleşme Gizliliği' ve 'Ticari Sır' niteliğinde olması nedeni ile…" istenen bilgi ve belgeleri vermeyeceğini bildirmiştir.

Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 22nci maddesinin son fıkrasının atfıyla yayımlanan (01.08.2003 tarih ve 25186 sayılı resmi gazete) Tüketici Sorunları Hakem Heyetleri Yönetmeliğinin 21. maddesinde Heyetlerin uyuşmazlık konusuna ilişkin her türlü bilgi ve belgeyi taraflardan, ilgili kurum ve kuruluştan isteyebileceği hükme bağlanmıştır. Dolayısıyla, istenen bilgi ve belgeler, 'ticari sır' olarak değerlendirilebilecek hususları içeriyor olsa bile, bu, istenen bilgi ve belgelerin sunulmamasına gerekçe olamayacağı düşünülmektedir.

Ayrıca belirtilen gerekçelerin de yerinde olmadığı düşünülmektedir. Şöyle ki; Bilindiği gibi 'Haberleşme Gizliliği' kavramı 'Haberleşmenin engellenmemesi, haberleşme içeriklerinin okunmaması, dinlenilmemesi ve içeriklerinin kaydedilmemesi'ni içermektedir. Dolayısıyla, istenen bilgi ve belgelerin bu yönüyle 'Haberleşme Gizliliği' ile bir ilgisi bulunmamaktadır. Ayrıca, 'sır' kavramı ile de; herkes tarafından bilinmeyen ve açıklanması sahibinin şeref ve menfaatine zarar verecek hususlar kastedilir ki, bu çerçevede düşünüldüğünde 'Ticari Sır' ifadesinden de, bir işletme veya şirketin faaliyet alanı ile ilgili yalnızca belirli sayıdaki mensupları ve diğer görevlileri tarafından bilinen, elde edilebilen, özellikle rakipleri tarafından öğrenilmesi halinde zarar görme ihtimali bulunan ve üçüncü kişilere ve kamuya açıklanmaması gereken, işletme ve şirketin ekonomik hayattaki başarı ve verimliliği için önemi bulunan bilgi ve belgeler anlaşılacaktır. Dolayısıyla, 406 sayılı kanunun 4/c-d-k maddelerindeki amir hükümleri gereği 'maliyet ve uygun bir kar' ilkesi çerçevesinde açıklık, şeffaflık, eşitlik ilkelerine uygun hizmet sunma yükümlülüğü bulunan sağlayıcının 'sabit ücret' uygulamasının içeriği ile ilgili bilgileri ticari sır gerekçesi ile reddetmesi açıklayıcı olmaktan uzak olarak görülmüştür.

Kaldı ki, sağlayıcı tarafından önemsenen, yetkisiz kişilerin eline geçmesi istenmeyen bilgi ve belgeler var ise bunların öncelikle heyete sunulması, ancak, bu bilgilerin gizli kalmasının sağlanması için gerekli önlemlerin alınmasının istenmesi mümkün iken, bu yapılmamış, bilgi ve belgelerin verilmemesi yoluna gidilmiştir. Sosyal ve ekonomik devlet kavramı içinde kişinin kendisine verilecek hizmetin ne olduğunu ve karşılığında alınan ücretin nasıl belirlendiğini bilme hakkı vardır. Sağlayıcı, tahsil ettiği ücretin maliyeti konusunda; tüketicinin kendisine herhangi bir bilgi vermediği gibi, uyuşmazlık bedeli itibariyle konuyu ilk elden incelemeye yetkili tek kurum olan heyetimize de vermemiştir.

Sağlayıcının 'sabit ücret' ile ilgili gerekçelerinden biri de, telefonla çok konuşan aboneler ile az konuşan aboneler arasında eşitliğin sağlanmasıdır. Farklı tarifeleri kullanan bütün abonelere ait hatların 7 gün 24 saat açık olduğu bilindiğine göre, yapılan iş ve hizmet bakımından bu tarifeler arasında fark bulunmaması, diğer bir ifade ile herkese eşit olarak sunulan hizmete ait sabit giderlerinin de her aboneye eşit olarak dağıtılması, gerekirdi. Hâlbuki mevcut uygulamada; göre ev ve iş telefonlarından alınan 'sabit ücret' miktarları tarife cinslerine göre birbirlerinden farklılıklar arz etmektedir. Sağlayıcının kullandığı internet sitesindeki ilanlarından (kdv dahil, öiv hariç olmak üzere) abonelerinden; Şirkethatt tarifesine tabi abonelerinden 35,49 YTL, konuşkanhatt 20,41 YTL, standarthatt 12,55 YTL, hesaplıhatt 7,90 YTL, yazlıkhatt 94,75 YTL 'sabit ücret' aldığı görülmektedir.

Toplam abone sayısının onsekiz milyon civarında olduğu düşünüldüğünde abonelerden bir ayda tahsil edilen 'sabit ücret' miktarı ortaya çıkmaktadır. Tarifeler içinde 'miktar' yönünden en düşük iki tarifeden biri olan standart hattın (bu hattı kullanan tüketicilerin ödediği ücretten sağlayıcıya düşen miktar 10,64 YTL'dir.) bütün aboneler tarafından kullanıldığı varsayımı ile hareket edildiğinde abonelerden toplam;

Bir ayda 191.520.000 YTL (10,64*18.000.000=191,5 trilyon eski lira),

Bir yılda ise 2.298.240.000 YTL (12*191.520.000=2,3 katrilyon eski lira)

ücret tahsil edildiği görülmektedir. Hatta, farklı tarifeler ve bu tarifeleri kullanan abone sayıları üzerinden bir hesaplama yapıldığı takdirde, tüketicilerin ödediği toplam ücretin bu miktarın hayli üzerinde çıkacağı açıktır. Tahsil edilen bu para ile bakır hatları, menhol dağıtım kutusu donanımı, saha dolabı donanımı, hat çoklayıcılar için cihazların belli periyotlarla, düzenli ve sürekli olarak bakımının yapıldığı ileri sürülmektedir ki, bu para miktarı ile yapıldığı söylenen iş ve hizmet maliyeti arasında tüketici aleyhine büyük bir oransızlık olduğu görülebilmektedir.

406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanunun Ek 18. maddesinde koşul olarak ileri sürülmesine rağmen, Sağlayıcı 'sabit ücret'i yasanın bir iş ve hizmet karşılığı tahsil ettiğini, bu iş ve hizmetlerin bir maliyeti olduğunu kanıtlayamamış, bunu kanıtlayabilecek olan bilirkişilere de gerekli harcama belgelerini sunmaktan imtina etmiştir. Bu nedenle, tüketiciden talep/tahsil edilen ücretin; miktarı yönüyle yasaya aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.

Sonuç olarak;

4822 sayılı Kanun ile Değişik 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 6 ve 11/A maddeleri uyarınca yazılı bir sözleşmeye dayanması öngörülmesine rağmen, talep ve tahsil edilen ücretin yazılı bir sözleşmeye dayanılarak alındığı kanıtlanamadığına ve dahi ileri sürülmediğine ve yasa maddesiyle sözleşmede bulunmayan veya standart bir sözleşmede bulunsa bile tüketici ile müzakere edildiği ispat edilmeyen bu tür uyuşmazlıklarda tüketicinin herhangi bir yükümlülüğünün bulunmadığı hüküm altına alındığına göre, tüketiciden bu ad altında ücret talep edilemeyeceği, konunun bu nedenle Tüketicinin Korunması Hakkında Kanuna aykırı olduğu,

Tüketici ile Sağlayıcının arasında açıklanan yönleriyle yasaya uygun düzenlenmiş geçerli bir sözleşmenin bulunduğu varsayılsa bile, 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanununda 'sabit ücret' alınmasının bir iş ve hizmet karşılığı olması şartına bağlandığı, buna rağmen tüketiciden talep/tahsil edilen 'sabit ücret'in karşılığında yapıldığı ileri sürülen iş ve hizmetlerin bir maliyeti olduğunun kanıtlanamamış olması, ayrıca bu maliyeti tespit edecek olan bilirkişi heyetine sunulmak üzere istenen bilgi ve belgelerin heyete verilmemesi, buna gerekçe olarak gösterilen 'haberleşme gizliliği' ve 'ticari sır' gerekçelerinin de yerinde görülmemesi dolayısıyla, yasanın koşul olarak ileri sürdüğü 'bir iş ve hizmet karşılığı' olma şartına aykırı olarak ücret alındığı sonucuna varıldığından konunun Telgraf ve Telefon Kanununa aykırı olduğu,

görüş ve kanaatine varılmış ve tüketiciden 'sabit ücret' adı altında istenen ücretin iptali gerekmiştir.



HÜKÜM:

Açıklanan nedenlerle;

—Tüketicinin talebinin HAKLILIĞI'na,

—Tüketiciden 'Sabit Ücret' adı altında alınan 5,41 YTL'nin tüketiciye iade edilmesine,

—Tüketicinin bu talebinin karşılanmaması durumunda 4077 sayılı kanunun 22.maddesi 5.fıkrası gereği İcra İflas Kanunun ilamlarının yerine getirilmesi hakkındaki hükümlerinin uygulanmasına, tarafların bu karara kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde her türlü resim

ve harçtan muaf olarak Tüketici Mahkemesine (Asliye Hukuk) itiraz hakları açık olmak kaydıyla toplantıya katılan üyelerin oy birliği ile karar verildi. 13.05.2008

Başkan Nesih TANRIVERDİ Şube Müdürü
Uye Av. Çetin AKÖZ Baro Temsilcisi
Üye Av. Gülnur ÖZYURT Ticaret ve Sanayi Odası Temsilcisi
Üye Adil ALTUNCU Belediye Temsilcisi
Üye Hasan ÖZDEMİR Tüketici Örgütleri Temsilcisi

************
Aynı konuya ilişkin MUDANYA KAYMAKAMLIĞI THH. KARARI



Kaynak: Ali Rıza ATAER

 

Bu kategoriyle ilişkili diğer kararlar
 
1 Telekomun uyguladığı sabit ücret 4786
2 Telekom sabit ücret hukuka aykırı (Mahk.Kararı) 5299
3 Telekom sabit ücret hukuka aykırı (Heyet Kararı) 3740
4 Telekom Sabit Ücrete İptal Kararı 6372
5 Telekom Sabit Ücret İptal Kararı 8114
 

  Okunma Sayısı: 6372 Ekleyen: Av. Özgür SOLAK

   
Üye Girişi

Şifre:

 


Haftanın Karikatürü


Anket

CUMHURBAŞKANI KİM OLSUN ?

Toplam Oy : 494

 
2007-20010 © Huder.org